Zulalanmış Sevdalar

Zulalanmış Sevdalar

Ağızlarımı yokluyorlar;
Yokladıkları
iki hece,

Canımın
içinde saklı,
Dudakların ardında
saklı kalan bir kanlı sır.

Bir zamanlar öpüşlerimizin yankısı,
Şimdi canımı kokluyorlar.

Bu sisli mevsimlerde, dostum,
aşkı zulalamak en iyisi.

Yolları ateşe verip, rüzgârı kamçılıyorlar:
bizi, türküleri, şiirleri.

Ellerinde yanan ateşi besliyorlar,
kendi küllerinden doğan.

Oysa kaçmak en iyisi,
bu mühürlenmiş tuzaklardan.

Güneşi zulalamak en iyisi:
Keserken gülü dudaklarımızdan,
Oysa ne kadar da gürültülüydü türkülerimiz,
Ne kadar da neşeliydi gülüşlerimiz.

Tanrıyı zulalamak en iyisi:
Şeytanın kadehlerini kaldırdığı,
Cenazelerde ziyafet verdiği
bu sisli mevsimlerde, dostum.

Işığı zulalamak en iyisi:
Gece yarısı kapımızı çalan
o kanlı bıçakların ve sopaların
canına kastettiği,
Oysa ne kadar da aydınlıktı,
Ne kadar da parlaktı ışığımız.
Bu sisli mevsimlerde, dostum.

Zambakların ve leylakların ateşinde,
közlüyorlar sevdaları.

Zambaklar ve leylaklar
kendi alevlerinde yanıyor;
Sevdalar ise
sessizliğin çığlıklarını atıyor.
Bu sisli mevsimlerde, dostum

Zulalanmış Sevdalar: Karanlık Mevsimlerde Kutsalı Korumak

Şairin Notu: “Zulalanmış Sevdalar, dış dünyanın gürültüsünden ve şiddetinden kaçan ruhun, en değerli varlıklarını kalbinin derinliklerine gizleme hikayesidir. Işığın ve aşkın canına kastedildiği bir devirde, sessizlik en güçlü çığlıktır.”

​Şiirin Teması: Baskı, Muhafaza ve Direniş

​”Zulalanmış Sevdalar” şiirinin ana ekseni, tehdit altındaki güzelliklerin korunması üzerinedir. Şair, “sisli mevsimler” metaforuyla belirsizliğin ve tehlikenin hüküm sürdüğü bir atmosfer çizer. Bu atmosferde sevdalar, türküler, güneş ve hatta Tanrı; kirlenmemesi veya yok edilmemesi için “zulalanır” yani gizli bir sığınakta muhafaza edilir.

​Derinlemesine İmge Analizi

​Şiir, zıtlıklar üzerine kurulu sert ve lirik bir dille ilerler:

  • Kanlı Sır ve Ağız Yoklamaları: İnsanın en mahrem duygularının bile bir sorgu nesnesine dönüştüğü, özgürlüğün kısıtlandığı bir dönemi işaret eder.
  • Güneşi ve Işığı Zulalamak: Aydınlığın (bilginin, umudun, neşenin) “kanlı bıçaklar ve sopalar” tarafından tehdit edildiği bir dünyada, umudu içe dönerek koruma çabasıdır.
  • Tanrıyı Zulalamak: Şeytanın ziyafet verdiği, değerlerin tersyüz olduğu bir düzende, inancı ve kutsalı yozlaşmış dünyadan kaçırıp saf halde saklama arzusudur.
  • Zambaklar ve Leylaklar: Saflığı temsil eden bu çiçeklerin kendi alevlerinde yanması, masumiyetin bile bu şiddet ikliminden payını aldığını gösterir.

​Bölüm Analizleri

  1. Giriş: Sessizliğin ve saklanan sözlerin gerilimiyle başlar.
  2. Gelişme: Şiir, toplumsal bir baskı atmosferine evrilir. “Türküleri ve şiirleri kamçılayan” dış dünyaya karşı birey, kutsallarını birer birer “zulaya” çeker.
  3. Sonuç: Sessizliğin en yüksek sesli çığlığa dönüştüğü, acının estetikle (leylak ve zambak) harmanlandığı hüzünlü bir bitiş.

Zamanın Çarmıhında Şiir Kitabı - Ramazan Boztepe - Şiir ve Edebiyat

Zamanın Çarmıhında

Şairinden imzalı, varlığın ve zamanın izlerini süren şiir yolculuğu.

error: İçerikler telif hakları ile korunmaktadır !!