Ateş Düşü Şiiri – Ramazan Boztepe | Boztepe Epikrizi
Ateş Düşü Şiiri – Ramazan Boztepe
28 Aralık…
Soğuk bir Aralık…
Dağlar ağlar, gökyüzü utanır,
insanlık üşür, zaman kaskatı kesilir.
Upuzun yatmış bir sessizlik…
Uyumuş, donmuş, paramparça bir gece…
Sınır çocukları…
Kimliği ayan, kimliği bilinmez,
üzerinde ateş dilli otuz beş bomba,
on dokuzu çocuk, otuz dört can.
Kalbe değil, vicdanlara basa basa
yakıyorlar ocakları.
Oysaki dili yasak, çaresiz,
bu coğrafyanın çocuklarıdır onlar.
Eller-diller-düşler…
kördüğüm, bağlı,
hüzünleriyle,
arkasız, yarınsız, paramparça.
Günahkâr bir seher vaktinde
baba hâlâ dağda, çocuk yolda ölmüş;
düşlerin üstüne ateş düşmüş.
Ez bımırım looo… ez bımırım…
Sessizlik çığlık gibi…
Geçim için, aç kalmamak için…
İki bidon mazot, iki paket şeker,
bir avuç umut,
bir avuç düş…
“Anne, ağlama.
Güzel yerdeyim.”
Sırtımda diyar işi,
boynumda şalgerdan,
kaçakçı kasketi düşmüş yere,
ayağında kara lastik…
Uy Havar…
Yüküm ağır, barım ağır…
Üstüme dört uçak saldılar,
düşman üstüne salar gibi.
Bedenimin yarısı hududun ötesinde,
yanık kokusu parçalarımı sardı,
havada çakılı bir kâbus gibi…
Gözlerimde kül, ellerimde paramparça düşler…
Ah…
Ulan… Ah…
Kim kırdı kalemimizi
bu gece vakti?
Sessizlik…
Paramparça bir sessizlik…
Ve ateş düşüyor, düşüyor
düşlerin üstüne…
1 28 Aralık 2011, Roboski… Masumiyetin ateşe düştüğü günün anısına…
2 Havar: Kürtçe’de “imdat”, “yetişin” anlamına gelen feryat çığlığı. Tehlike anında veya büyük acı karşısında yükseltilen geleneksel çağrı.
Ramazan Boztepe
Ateş Düşü Şiiri Üzerine Bir İnceleme
Ateş Düşü, 28 Aralık 2011’de Roboski’de yaşanan katliama dair doğrudan bir tanıklık şiiridir. Şiir, soğuk bir kış gecesinin betimlemesiyle açılır; ardından bu sessizliğin içine, sınırı geçen kaçakçı çocukların sesi girer. Şiir, olayı bir haber gibi aktarmaz — bir annenin oğluna söylediği son sözle, bir bedenin sınırda ikiye bölünmesiyle, bireysel ve dokunaklı bir dille anlatır.
Şiirin Teması ve İmgeleri
Şiirde tekrar eden imgeler, kayıp ve masumiyetin yakılışını işaret eder:
- Ateş Düşen Düşler: Çocukların geleceğe dair umutlarının, bir gecede küle dönüşmesinin simgesi.
- Sınır Çocukları: Yoksulluk yüzünden kaçakçılığa itilen, kimliği “ayan ama bilinmez” bırakılan masum canlar.
- “Anne, ağlama / Güzel yerdeyim”: Şiirin en yürek burkan anı — çocuğun kendi ölümünü önceden hisseden, anneyi teselli eden sesi.
Şiir, gecenin donuk sessizliğiyle başlar; ortasında bu sessizlik, çocukların sınırı geçiş anının somut ayrıntılarıyla (kasket, lastik ayakkabı, mazot bidonu) doldurulur. Kapanışta ise şiir başa döner — sessizlik yeniden çöker, ama bu kez “paramparça” bir sessizliktir.
Şairin Notu
“Bu şiir, 28 Aralık 2011’de Roboski’de hayatını kaybeden 34 kişi için yazıldı; on dokuzu çocuktu. Şiir, o geceyi yorumlamaya değil, taşımaya çalışıyor.”
Sesli Dinle
🎧 Sesli okuma yakında eklenecek.
Bu Şiirin Yer Aldığı Kitap
“Ateş Düşü”, Ramazan Boztepe’nin tanıklık ve toplumsal bellek temalarını işlediği “Lâl Coğrafyanın Şiirleri” adlı şiir kitabında yer alır. Kitap hakkında daha fazla bilgi almak veya edinmek isterseniz:
